Kısa cevap: Diyabetle yaşayan biri için spor, ilaç kadar önemli bir düzenleyici. Düzenli hareket kasların şekeri insülinden bağımsız olarak kullanmasını kolaylaştırır, yani kan şekerinizi hem o an hem de sonraki saatlerde dengeler. Güvenli olması için üç şeye ihtiyaç var: ölçüm, öngörülebilir bir program ve yanınızda taşıdığınız hızlı şeker. Ben bu üçünü oturttuktan sonra diyabet spor egzersiz ilişkisinde korkacak bir şey kalmadığını gördüm.
Bunu ilk kez tempolu bir yürüyüşten sonra ölçüm yaptığımda anladım. Hiçbir şey yemediğim, ilaç saatimin de gelmediği bir aralıkta değer düşmüştü. Sebebi basit: çalışan kas, kandaki glikozu yakıt olarak çekiyor ve bu çekiş egzersizden sonra da bir süre devam ediyor. Bu yüzden akşam yaptığım antrenmanın etkisini ertesi sabah bile hissedebiliyorum.
İşin ikinci yüzü de var. Yoğun, nefes nefese kalınan bir efor sırasında vücut stres hormonları salgıladığı için şeker geçici olarak yükselebilir. İlk zamanlar bunu bir hata sanıp paniklemiştim; oysa normal bir tepki. Önemli olan hangi tür eforun sizde ne yaptığını not tutarak öğrenmek.
| Zaman | Yaptığım |
|---|---|
| Egzersizden 20–30 dk önce | Ölçüm yapıyorum. Değer düşükse küçük bir karbonhidrat (bir meyve, birkaç tam tahıllı kraker) alıyorum. Çok yüksekse ve halsizlik varsa erteliyorum. |
| Isınma | 5–10 dakika yavaş yürüyüş ve eklem çevirmeleri. Esneklik hareketlerini asıl efordan sonraya bırakıyorum. |
| Antrenman sırasında | Cebimde glikoz tableti ya da küçük bir meyve suyu. 45 dakikayı aşan seanslarda ara ölçüm. |
| Bitişte | Soğuma yürüyüşü, ölçüm ve içinde protein de olan bir ara öğün. |
| Gece | Akşam antrenmanı yaptıysam yatmadan önce bir kez daha bakıyorum. Gecikmeli düşüş en çok burada oluyor. |
Titreme, ani terleme, çarpıntı, bulanık görme, huysuzlanma, bacaklarda pamuk gibi bir hâl. Ben ilk defa yaşadığımda "yorulmuşum" dedim ve devam ettim; hata. Doğrusu şu: hemen dur, hızlı emilen şeker al, 15 dakika bekle, tekrar ölç. Değer toparlamadıysa tekrarla. Antrenmanı o gün bitirmiş sayın, ısrar etmeyin.
Yalnız başınıza uzun yürüyüşlere çıkacaksanız yanınızda diyabetli olduğunuzu belirten bir kart ya da bileklik taşımak akıllıca. Bir arkadaşınıza nerede olduğunuzu söylemek de aynı işi görüyor.
Diyabette his azalması olabildiği için ayakta oluşan bir vurma ya da su toplaması fark edilmeden büyüyebiliyor. Ben her antrenmandan sonra ayak tabanlarımı ve parmak aralarımı gözden geçiriyorum. Dikişsiz, nemi çeken çorap; ayağı sıkmayan, tabanı yastıklı ayakkabı; çıplak ayakla antrenman yapmamak. Bu üç kural bana bugüne kadar hiç sorun yaşatmadı.